-
Zayıflama, Kozmetik Merkezi Seçerken Nelere Dikkat Etmeli
Kozmetik dermatoloji son yıllarda tıp alanındaki yeni gelişen bölümlerden birisidir. Özellikle dermatoloji hekimleri ve plastik cerrahi hekimlerinin ilgi duyduğu bir alandır.Bu alanda her yıl yeni gelişen teknolojik ürünler, ilaçlar, kremler adı altında birçok hizmet sunulmaktadır. Bu hizmetlerin bir kısmı gerçekten bilimsel dayanağı olan uygulamalardır. Fakat maalesef bir kısmının hiç bilimsel dayanağı yoktur ve etkisiz yöntemlerdir.
Doğal ürünler adıyla ortaya çıkan ve ilaç gibi piyasaya sürülen birçok maddenin etkisiz olduğu bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Ondan öte insan sağlığına son derece zararlı sonuçları da olabilen bu maddeleri doktorlara danışmadan kullanmak son derece sakıncalıdır.
Doğru merkezi, yöntemi ve doğru uygulamaları nasıl seçeceğiz?
Son yıllarda çıkan yeni yönetmeliklerle güzellik merkezleri kapatılmıştır. Kozmetik dermatoloji kapsamına giren tüm uygulamaların poliklinik, tıp merkezi, hastane gibi hekimlerin çalıştığı merkezlerde yapılması zorunlu hale getirilmiştir.
Bu nedenle özellikle lazer epilasyon ve lazerli cilt tedavileri gibi çok tercih edilen uygulamaları sadece hekimlerin bulunduğu kliniklerde yaptırmanızı öneririz. Aksi halde ciddi zorluklar yaşayabilirsiniz. Son yıllarda lazer epilasyon ve lazer ile yapılan cilt Gençleştirme, sivilce izleri tedavileri, çatlak tedavileri lazer uygulamaları ön plana çıkan kozmetik uygulamalardandır. Bu uygulamalarda başarı oranları yüksek olup donanımlı kliniklerde bu işlemler sıkça yapılır hale gelmiştir.
Cilt bakımı vücut bakımı gibi güzellik salonlarında yapılan uygulamalar bilimsel uygulamalar olmasa da daha çok kadınların kendilerini iyi hissetmek için yaptıkları geleneksel uygulamalardır. Bu gibi salonları seçerken işletmede bir güzellik uzmanının olup olmadığına dikkat ediniz. Ruhsatlı çalışan bir merkez olmalıdır. Hijyen ve temizlik kurallarına mutlaka uyulmalıdır. Buna özellikle dikkat etmelisiniz.
Günlük kullanacağınız cilt ürünleri, cilt bakım kremleri gibi birçok soruyu konunun uzmanı dermatologlara sormak gittikçe yaygınlaşmaktadır. Bizde size kozmetik dermatoloji ile uğraşan uzman doktorların bulunduğu klinikleri öneriyoruz.
etiketler:
lazer epilasyon merkezi, diyet merkezi, zayıflama merkezi, kozmetoloji merkezi, kozmetik merkezi, güzellik merkezi
-
Cilt Çatlakları Yeni Karbondioksit Fraksiyonel Lazer Tedavisi
Ciltte bol çatlak güzelliğe tuzak
Bacak, baldır, göğüs, kolların içlerinde ve hatta sırt bölgesinde bile görülen çatlaklar güzelliğin düşmanı…Çatlakların kader olarak görülmesi, onlarla savaşmak yerine kabullenilmesi son derece yanlış…
KadInlarIn ciltleriyle ilgili en önemli sorunları selülit, çatlaklar, sivilceler ve kırışıklıklardır. Ancak çatlaklar her mevsim gözleri rahatsız eden bir sorundur. Bacaklarda, baldırlarda, göğüslerde, kolların içlerinde ve hatta sırt bölgesinde bile görülür. Erkeklerde ortaya çıksa da kadınları meşgul etme süresi daha uzundur. Acıbadem Hastanesi Bağdat Caddesi Tıp Merkezi Dermatoloji Bölümü Doç. Dr. Yasemin Saray, cilt çatlaklarının günümüzde laser ile giderilebildiğini, tedavi başarısının da yüksek olduğunu belirtiyor. Saray, cilt çatlakları hakkında sık sorulan soruları yanıtlıyor:
En çok hamilelik döneminde oluşur
- En sık gebelik döneminde görülür.
- Ayrıca ergenlik döneminde de hızlı büyümeye bağlı olarak hem kızlarda hem de erkeklerde oldukça sık görülür.
- Bir diğer önemli neden ise hızlı kilo almak ve hızlı kilo vermektir.
- Vücut geliştirme ile uğraşan sporcularda.
- Kortizon tedavisi görenlerde.
- Cushing hastalığında olduğu gibi endojen kortizon düzeyi yüksek olan kişilerde de çatlaklar oluşur.Kimyasal peeling ve lazer uygulaması
Cİlt çatlaklarının tedavisinde birçok farklı yöntem (tretinoin içerikli tıbbi kremler, kimyasal peeling ve mikrodermabrazyon gibi) uygulanmakla birlikte bu yöntemlerin etkinlikleri oldukça sınırlıdır. Son yıllarda çatlak tedavisinde, farklı tipte lazerlerin etkinliğini araştıran çalışmalar yapılmış ve oldukça yüz güldürücü sonuçlar alınmıştır. Cilt çatlaklarının tedavisinde en etkili lazerlerden biri de fraksiyonel lazerdir.Fraksiyonel lazerin cilt çatlaklarına etkisi
Bu lazerde ışık, mikron çapında binlerce ışık halinde deriye ulaşır. Böylece deriye ulaştığında deride mikron çapında, dışarıdan görülemeyen yanıklı alanlan oluşur. Arada kalan sağlam deri alanları yanıklı alanların hızla iyileşmesini sağlar. Mikron çapındaki yanıklı alanlarda başlayan yeni kollajen oluşumu ise cildin yenilenmesini sağlar.Kaç seans gerekir?
Tedavi 4-6 hafta aralıklar ile en az 3 seans uygulanır. Tedavinin olumlu etkileri 1-2 uygulamadan sonra görülmeye başlanır.Ağrılı bir uygulama mıdır?
Uygulama sırasında hafif bir acıma ve yanma hissi olabilir. Uygulamadan önce deriye uyuşturucu bir krem sürülerek acıma ve yanma hissi önlenebilir.
Bütün çatlaklarda aynı oranda etki gösterir mi?
Çatlakların tedavisine erken dönemde başlamak tedavinin başarı şansını artırıyor. Çatlaklar başlangıçta kırmızı-mor renkli uzun çizgiler şeklindedir. Yaklaşık olarak 6 ay devam eden bu erken evre, tedavinin en etkili olduğu evredir. Çatlakların beyaz renkli ve deri seviyesinden hafif basık duruma geldiği geç evrede ise başarı şansı daha az. Ancak bu tip çatlakların tedavisinde bile fraksiyonel lazerle oldukça iyi sonuçlar alınabilir.çatlak tedavisi, lazer ile çatlak tedavisi, lazer çatlak tedavisi, lazerle çatlak tedavisi, çatlak tedavi kremi, cilt çatlak tedavisi
-
Diyetimizde Yağları Neden Azaltmalıyız?
Diyetimizde Yağları Neden Azaltmalıyız?
Bilindiği gibi birçok doktor ve diyetisyen diyetteki yağların azaltılmasını Önerir. Peki bu gerçekten doğru bir yaklaşım mı? Diyette yağı Önemi nedir?Gerçektende diyette yağları azaltmak hem zayıflama hem de sağlığımız için önemlidir. Diyetteki fazla yağ alımı yemekten sonra ve daha sonrasında kan yağ seviyesinde önemli artışa neden olur. Yağ artışının özellikle kötü kolesterolün kalp ve damar sistemimiz üzerinde birçok olumsuz etki yarattığı hepimiz tarafından bilinmektedir. Yağların aşırı tüketimi geri dönüşümü zor olan ciddi damar tıkanıklarına ve başka hastalıklara zemin hazırladığı bilinen bir gerçektir.
Yağlar fazlaca kalori içerirler. Yapılan hesaplamalara göre 1 gr yağ 9 kalori enerji verirken 1 gr karbonhidrat 4 kalori enerji vermektedir. Bilindiği gibi vücuttaki fazla enerji yağ olarak depolanmaktadır.
Bilindiği gibi yağsız yemek veya yağı az yemek yemek kilo vermeyi kolaylaştırır. Fakat yanlış uygulanan ve anlaşılan bir durumun altını çizmekte fayda var. Yağsız yemek yeseniz bile aşırı kalori alıyorsanız aşırı kalorileriz yağa dönüşür. Özellikle rafine edilmiş şeker ve karbonhidrat yemek fazla karbonhidratların yağa dönüşümüne neden olmaktadır.
Yağ toplam alınan günlük kalorinin %35 ini geçmemelidir. Eğer 2000 kalorilik bir günlük tüketiminiz varsa maksimum almanız gereken yağ miktarı 80 gr olmalıdır. Yağlardan sıvı yağ olanlar tercih edilir. Katı yağların sağlık için negatif etkileri olduğundan mümkün olduğunca katı yağ tüketimi minimal düzeyde tutulmalıdır.
Günlük yağ tüketimi gram olarak değerlendirildiğinde total yenen yemeklerin %19’unun altında olmalıdır. Bunu hesaplamak zor olan-bilir. Pratik olarak aldığınız ürünlerin paketlerine bakın. Tüm paketlerde yağ oranları yazar. Yağ oranlarının %20’nin altında olmasına özellikle dikkat ederseniz önemli bir kontrolü zaten sağlamış olursunuz.
Bir diğer önerimizde yağları yakmak için spor yapın vücudunuzu çalıştırın.
Bu konudaki anlatılanlar;
yağsız diyet, diyette yağı azaltmak, yağsız yemek, sağlıklı beslenme, neden yağsız yemeliyiz, diyetteki yağ oranı, diyetteki yağ yüzdesi, yağsız beslenme
-
Sivilceleri Önlemek İçin Neler Yemeliyiz?
Sivilceleri Önlemek İçin Neler Yemeliyiz?
Sivilce veya akne olarak bilinen durum özellikle ergenlik çağında görülen önemli bir cilt hastalığıdır. Cildimiz aslında bilinenin aksine çok dinamik bir organdır. Sürekli yenilenmektedir. Yenilenirken yeni hücreler eskilerinin yerini alır. Aynı zamanda sürekli yağ benzeri sebum denilen bir madde cildi korusun diye salgılanır. Bu yapım ve yağ denge bozuklukları cildin hava kanallarını tıkar ve sivilceler oluşur. Ölü hücreler ve yağlı salgı akne bakterisinin çoğalmasına zemin hazırlar. Tek başına beslenme akneye neden olmasa da önemli katkısı olduğu düşünülmektedir.Cildin yenilenmesinde birçok faktör etkilidir. Yenilenmede önemli derecede beslenmede etkilidir. Sağlıklı beslenme, dengeli beslenme cildin fonksiyonlarını korumasında önemli bir yardımcıdır. Bu nedenle günlük gıda alımında cildin yenilenmesine ve dengesini sağlamasına yardımcı yiyecekler dengeli şekilde tüketilmelidir.
Aşağıdaki madde ve besinler akne, sivilce oluşmasını önlemeye yardımcı olurlar. Fakat bunlardan da aşırı değil normal ve gerektiği kadar tüketilmelidir.
- Vitamin A
Bu madde cilt hücrelerinin yenilenmesinde çok önemli katkı sağlayan bir vitamindir. Özellikle havuç, balık, somon, ıspanak, brokoli gibi yiyeceklerde bol miktarda vitamin A bulunur. Hapları da mevcuttur. Bu haplar emzirme ve gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
- Çinko
Yapılan çalışmalar sivilceleri olan kimselerin önemli bir kısmında kan çinko seviyeleri düşük bulunmuştur. Çinkonun düşük olması akne bakterisinin çoğalmasını kolaylaştırmaktadır. Aynı zamanda çinko cildin sağlamlığını ve dayanıklılığını arttıran bir maddedir.
Çinko en çok hindi eti, badem, fındık, beyaz tohumlu tahıllarda bulunur.
- Vitamin C ve E
Bu vitaminler antioksidan olarak da bilinirler. Cildin yenilenmesinde katkıları vardır. Vitamin C özellikle portakal, limon, greyfurt, mandalina, papaya ve domateste bulunur. Vitamin E ise fındık, zeytinyağı, ayçiçeği yağı, avakado, brokoli ve lifli yeşil sebzelerde bulunur.
- Selenyum
Selenyum antioksidan kabul edilen maddelerdendir. Vücutta oluşan serbest radikallerin uzaklaştırılmasında önemli etkileri vardır. Bu nedenle cildin yenilenmesi ve korunmasında önemli yararlar sağlar. Selenyumun E vitamini ile kullanımının çok iyi sonuçlar verdiği ile ilgili çalışmalar vardır. Selenyum özellikle beyaz tohumlu tahıllar, somon, ton balığı, sarımsak, fındık, yumurta ve kahve renkli pirinçte bulunmaktadır.
- Omega 3
Bu madde cildin yenilenmesinde etkili bir maddedir. Bu nedenle bu maddenin yeterince alınması önemlidir. Omega 3 sardalye, somon, keten tohumu, ceviz, badem, ay çekirdeğinde bol miktarda bulunur.
- Su
Su maalesef hepimizin çok az tükettiği bir madde. Oysa su her şeyin bağlı olduğu önemli bir maddedir. Yeterince su alınırsa tüm dokular gibi derimizde iyi çalışır. Özellikle su toksinlerin atılmasında, metabolizmanın düzgün çalışmasında ve cildin yenilenip korunmasında büyük katkı sağlayan beklide en önemli maddedir.
Bu sayfada anlatılanlar:
sivilce önleyen yiyecekler, sivilce azaltan vitaminler, sivilceleri önlemek için beslenme, sağlıklı beslenme, vitamin A, vİtamin E, Vitamin C, selenyum
-
Düşük Karbonhidratlı Diyetler Sağlıklı mı?
Düşük Karbonhidratlı Diyetler Sağlıklı mı?
Amerikan diyet cemiyeti ve Amerikan kalp hastalıkları cemiyetleri bu diyeti sağlıklı bulmamakta ve önermemektedirler. Bunun en önemli nedeni bu diyeti özellikle 1 yıldan fazla kullanan kişilerde kan yağlarında oluşan düzensizlikler, böbrek ve karaciğer sorunları, ensülin metabolizma sorunlarıdır.Düşük karbonhidratlı diyetlerden en fazla bilineni atkins diyetidir. Bu diyetlerde esas düşük karbonhidrat alımıdır. Yapılan çalışmalarda bu diyetin ilk zamanlarında anlamlı kilo vermeye neden olduğu gösterilmiştir. Bu kilo verme vücut suyundaki azalmadan kaynaklanır. Yani bir miktar geçici bir zayıflamadır. Fakat ilerleyen zamanlarda gerçekten bir zayıflama söz konusudur.
İyi kolesterolde artış tespit edilir. Genel trigliserid azalması gözlenir. Fakat diyeti uygulayan %30 kadar kimsede beklenin aksine kötü kolesterol artışı gözlenir.
Düşük yağ içeren diyetlere göre daha tolere edilebilir bir diyettir. Uygulayan kimseler genelde diyeti bırakmazlar. Bunun en önemli nedeni açlık duygusunu tetikleyen karbonhidratların alınmamasıdır. Açlık duygusu azalır ve diyet daha kolay hale gelir.
Bu diyetlerin en büyük dezavantajı özellikle tahılların az tüketilmesi veya alınmamasıdır. Tahılların az tüketimi içinde bulunan birçok vitamin ve mineralin alınamaması anlamına gelir. Az sebze alımı da aynı sorunların yanında lif eksikliğine bağlı kabızlık ve barsak sorunları yaşanmasına neden olur. Su ve tuz dengesizliği baş ağrılarına ve önemli derecede halsizlik nedeni olur.
Bizim önerimiz düşük karbonhidrat içeren diyetin uygulanmamasıdır. Bunun yerine şeker, çikolata, şekerleme, pasta, kola gibi yiyeceklerin daha az tüketilmesi daha doğru ve sağlıklı sonuçlar sağlar.
Bu konudaki etiketler;
Düşük Karbonhidratlı Diyetler, Düşük Karbonhidratlı Diyet, Atkins diyeti, Atkins diyeti faydaları, Atkins diyeti zararları
-
Akupunktur İle Zayıflama
Akupunktur İle Zayıflama
Akupunktur bilindiği gibi klasik Çin tıbbı tarafından uzun zamandır bilinen ve kullanılan birçok metodu içermektedir. Akupunkturun esası vücuttaki varsayılan enerji hatlarının geçtiği bazı özel noktalara iğne batırılmasıdır. Esas olarak akupunktur vücuttaki enerji dengesini ayarlamak için kullanılan bir yöntemdir.Bu yöntemle daha çok depresyon, ağrı tedavileri yapılmaktadır. Burada belli noktalara batırılan akupunktur iğneleri ile işlem yapılır. Akupunktur bazı üniversitelerde tıp fakültelerince kabul edilmiş ve uygulanan bir yöntemdir.
Son yıllarda akupunktur zayıflama içinde kullanılmaya başlamıştır. Zayıflamanın psikolojik yönleri dikkate alındığında akla yatkındır.
Akupres adı verilen ve akupunktur iğnelerinin yerine akupunktur noktalarına basınç uygulanarak yapılan bir yöntem daha vardır. Aynı mantıkla çalışmaktadır. Hatta bu yöntemi kişinin kendine uygulamasının mümkün olduğu bildirilmektedir.
-
Aşırı Kilo, Şişmanlık, obezite Hangi Hastalıklara yol Açar?
Aşırı Kilo, Şişmanlık Hangi Hastalıklara yol Açar? Aşırı kilo alma, obezite veya şişmanlık olarak bilinen durumun dereceleri olsa da her türlü fazla kilo azda olsa sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Kilonuz ne kadar ideal kilonun dışında ise yani vücut kitle indeksiniz ne kadar yüksek ise bu artış özellikle yağlardan kaynaklanıyorsa sağlığınız o derece tehdit altındadır.
Fazla kilolar aşağıdaki hastalıklara zemin hazırlar. Kilo vermek hatta mevcut kilonuzun %10 kadarını vermek bile bu hastalıkları önemli derecede önler ve azaltır.
Obezitenin neden olduğu veya kolaylaştırdığı hastalıklar;
- Kalp hastalıkları, özellikle koroner kalp hastalıkları
Kalbi besleyen damarlarda aşırı beslenmeye bağlı tıkanma yani ateroskleroz denen durum oluşur. Damar cidarındaki bu plak şeklindeki oluşum yani aterom plağı yırtılırsa kalp krizi ve ölüm oluşur.
- İnme, felç
Özellikle vücudun uç damarlarında ya da ana damarlarında oluşan plaklar damar tıkanmasına yol açabilir. Bu durum beyin damarlarında da olabilir. Beyin damarlarından herhangi birinin tıkanması inme ya da felç denen durumu oluşturmaktadır.
- Kan basıncında artış, hipertansiyon
Damar sistemindeki tıkanmalar damarların elastikiyetinin bozulması damar içindeki kan basıncının artışına neden olur. Bazen kilo vermek tansiyonun tamamen normale dönmesine veya kullanılan tansiyon ilaçlarının dozlarının azaltılmasına neden olur.
- Şeker hastalığı, diyabet
Aşırı kilolar yay dokusunda ensülin hormonuna direnç gelişmesine bu durumda ensülin salınım bozukluklarına yol açar. Sonuç dışarıdan ensülin verilmesine kadar giden bir dizi olayı tetikler ve şeker hastalığı gelişir.
- Kanser
Bazı kanserler obezlerde daha fazla gözlenmektedir. Bunun bir nedeninin de obezitenin metabolizma üzerinde yarattığı olumsuz etkilerdir. Diğer önemli bir neden ise obezitenin damarlar üzerine olan olumsuz etkilerinin doku oksijenlenmesini bozmasıdır.
- İdrar yollarında taş
Aşırı beslenme protein ve ürik asit metabolizmasında değişikliklere buda taş oluşma ihtimalinde artışa neden olur.
- Gut
Protein metabolizma değişiklikleri gut oluşumunda önemlidir.
- Solunum problemleri
Özellikle karın ve gövdede yağ birikimi önemli derecede solunum sorunlarına yol açmaktadır. Solunum problemleri uyku apnesi denen duruma da neden olabilir.
-
Lifli Yiyecekler Zayıflamaya Yardımcı mı?
Lifli Yiyecekler Zayıflamaya Yardımcı mı?
Hemen her diyet listesinde lifli yiyeceklerin bol tüketilmesi önerilmektedir. Lifli yiyeceklerle özellikle sebzeler işaret edilmektedir. Gerçektende lifli besinler zayıflamaya yardımcı olurlar fakat çok güçlü silahlar değillerdir.Zayıflamanın püf noktası açlığınızı kontrol edebilmektedir. Açlığı kontrol etmeyen hiçbir diyet zayıflamada başarılı olamaz. Bu nedenle açlık kontrolüne önem verilmelidir. Peki, bunu nasıl yapabiliriz. Bunu anlamak için açlığa neden olan etkenleri gözden geçirmeliyiz.
Lifli besinler özellikle mide ve barsak sisteminde uzun kalarak tokluk hissi yaratır. Barsak sisteminde su tutarak hacim açısından fazla yer kaplarlar. Aynı zamanda bu özellikleri kabızlığı da önler. Uzun süre kalmalarda uzun süre doluluk hissi ile tokluk hissinin uzun sürmesine neden olur. Çiğneme periyodu bu besinlerde daha fazladır. Fazla çiğneme hareketi beyne gönderilen mesajlarla çok yiyecek yendiği duygusunu oluşturur.
Yapılan araştırmalar yemekten bir saat önce lifli bir meyve yendiğinde aynı meyvenin suyunu içmeye göre daha fazla tokluk hissi yarattığını göstermiştir. Burada en önemli neden liflerdir. Aynı zamanda elmayı çiğneme eylemi de tokluk hissi yaratmaktadır. Ayrıca elma suyuna lif ilave edilse bile bir elmayı yemekten daha az etkili olmaktadır. Bu lifli besinlerin önemini ortaya koymaktadır. Ayrıca endüstriyel olarak satılan ve bir takım besinlere ilave edilen liflerinde doğal lifli besinlerden daha az etkili olacağını göstermektedir.
Burada özellikle kahvaltıda tüketilen lifli yiyeceklerin öneminin altını çizmek gerekir. Kahvaltıda tam tahıllı, kepekli ekmekleri öneriyoruz.
Lif den zengin yiyecekler hangileridir?
Sebzeler, meyveler, kuru yemişler, bakliyat, tam tahıllar, tahıllı ve kepekli ekmekler bu tür besinlerin tipik örnekleridir.
Lifli yiyeceklerin sağlık için faydaları nelerdir?
Lifli besinler büyük oranda kalp sağlığına faydalıdır, düşük kalorili yiyeceklerdir. Obezite ve buna bağlı oluşan şeker hastalığı riskini azaltır. Barsak problemlerini ve kabızlığı önlerler. Şişkinliği önemli derecede azaltır. Basakları rahatlatır. Lifli yiyecekler önemli derecede su ilavesi gerektirir. Lifli yiyeceklerle bol su içmeye özen gösterin.
Daha fazla lifli beslenme için öneriler:
- Meyve suyu yerine meyve yiyin
- Ara öğünlerde sebze tercih edin
- Sebzeleri ana öğünlerde mutlaka kullanın
- Yemeklerde salata mutlaka yemeye çalışın
- Sebze içeren çorbaları tercih edin
- Daha fazla fasulye ve bakliyat tüketin
- Kuruyemiş tüketin fakat fazla olmasın kuruyemişlerde fazlaca kaloride var unutmayın
-
Uzun Süreli Zayıflama
Uzun Süreli Zayıflama
Uzun süreli zayıflamak istiyorsanız kendinize net hedefler koymak zorundasınız. İnsanlar genelde zayıflama programlarında kısa süreli zayıflamaya odaklanırlar. Oysa hedef uzun süreli zayıflamak olmalıdır. Uzun süreli zayıflamak sadece kilo vermek ile mümkün olmaz. Uzun süreli zayıflamak için mutlaka hayat tarzımızda ve yeme alışkanlıklarımızda önemli değişikliklere gitmek zorundayız.Genelde kilo vermek yeterli değil ama egzersizde yapılmalı denir. Bu doğrudur fakat daha net hedefler koymak gereklidir. Örneğin 10 kilo vereceğim daha somut ve anlaşılır bir hedeftir. Egzersiz yapacağım yerine her gün 5 kilometre yürüyüş yapacağım daha geçerli ve somut bir hedeftir. Hedefler belirlenirken bize uygun, gerçekçi ve somut hedefler olmalıdır. Aksi halde hedeflerden ciddi sapmalar olacaktır. Her gün yürüyeceğim yerine haftada beş gün yürüyeceğim demek daha mantıklıdır. Çünkü siz birçok sebepten bazı günler yürümek için zaman bulamayabilirsiniz. Hedefler her zaman gerçekleştirilebilir olmalıdır.
Zayıflama ve zindeliğinizi kazandıkça kendinizi ödüllendirin. Çok istediğiniz fakat yapamadığınız şeyler için kendinize zaman ayırın.
Tüm bunları yaparken mutlaka günlük öğün ve egzersiz programınızı takip edinç. Amacınıza ulaşana kadar bu takibi yani kalori ve kilo takibini bırakmayın.
Gereksiz yemek yemenize ve atıştırmanıza neden olan alışkanlıklardan vazgeçin. Örneğin televizyon seyretmek anormal derecede gereksiz yemek yemenize neden olacaktır. Bu ortamdan kaçınmak sizin elinizdedir. Yine kahve ve çay partileri en çok yiyecek tüketilen ortamlardandır. Kahvenizi veya çayınızı alın ve yiyeceklerin yanından hızla uzaklaşın.
Müzik dinleyin, kitap okuyun, masaj yaptırın kendinizi ödüllendirin. Bu ödüllendirme sizde tokluk hissi yaratacaktır. Mutluluk tokluk hissine neden olur.
-
Zayıflamayı Kolaylaştıran Yiyecek ve İçecekler
Zayıflamayı Kolaylaştıran Yiyecek ve İçecekler
Obezite çağımızın en önemli sağlık sorunlarındandır. Özellikle gelişmiş ülkelerde halkın büyük kısmı obez olmuştur. Şimdilerde bu toplumlar aldıkları kiloları vermek için sıkı uğraş içine girdiler. Öyle ki milyarlarca dolar harcayarak aldıkları kiloları vermeye çalışmaktadırlar. Alınan kiloları vermek ve zayıflayarak ideal kiloya ulaşmak için birçok diyet ürününü ve zayıflama ürününü satın almaktadırlar.Ne yazık ki olay bu kadar basit değildir. Kilo vermek ve ideal kiloya ulaşmak yeme alışkanlıklarını dengelemek, değiştirmek ve yeni bir hayat tarzı benimsemekle olanaklı olabilir. Yeni hayat tarzı demek içinde spor ve egzersizinde var olduğu bir yaşam anlamına gelir. Bu değişiklik sizi mutlu eder ve sağlıklı kalmanızı sağlar.
Bazı yiyeceklerin yenmesi sizi daha sağlıklı kılar ve daha az kilo almanıza neden olabilir ya da yardımcı olabilir.
- Tam tahıllı ekmekleri tüketin
Yapılan çalışmalar tam tahıllı yiyecek tüketen kişilerin diğerlerine göre daha zayıf olduklarını göstermektedir. Özellikle yulafın bu konuda önemli bir tahıl olduğunun altı çizilmektedir. Tahıllı yiyecekler lifli olduklarından mide boşalmasını geciktirir ve tokluk hissi sağlarlar.
- Sebze ve meyve yemeye özen gösterin
Sebze ve meyveler önemli derecede sıvı, lif ve mineral içerirler. Kalorisi düşük olan bu yiyecekler yağ içermediklerinden önemli avantaj sağlayan besinlerdir. Sebzeler önemli derecede tokluk hissi nedeniyle diyet yapanlar için her zaman önerilir. Sadece yağı kesip sebzeye yüklenmek bile bir haftada 3-4 kilo vermenize yetebilir.
- Vejetaryen yiyecekleri daha sık yiyin
Vejetaryenlerin et yiyenlere oranla daha zayıf oldukları öteden beri bilinmektedir. Saf vejetaryenlerde, deniz ürünü yiyen vejetaryenlerde, süt vejetaryenleri da vejetaryen olmayan kişilerden ortalamalarda daha zayıf bulunmuştur.
- Yemeklerde daha az yağ kullanın
Yağ tüm yemeklerde kullandığımız önemli bir besin maddesidir. Fakata aşırı tüketimi vücutta depolanmaya neden olacaktır. Depo yağların eritilmesi oldukça güçtür. Bu nedenle biz daha az yağ kullanırsak baştan önlem almış oluruz. Yemeklerde sıvı yağ zeytinyağı, ayçiçeği yağı veya soya yağı kullanmanızı öneririz.
- Yeşil çay için
Recent Posts
- Zayıflama, Kozmetik Merkezi Seçerken Nelere Dikkat Etmeli
- Cilt Çatlakları Yeni Karbondioksit Fraksiyonel Lazer Tedavisi
- Diyetimizde Yağları Neden Azaltmalıyız?
- Sivilceleri Önlemek İçin Neler Yemeliyiz?
- Düşük Karbonhidratlı Diyetler Sağlıklı mı?